Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16780 E. 2014/9698 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16780
KARAR NO : 2014/9698
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın parkta tanıştığı ve iş aradığını beyan eden katılana adının … olduğunu, daha önce Bodrum ve Kıbrıs’ta otellerde çalıştığını, 450 TL ve bir takım belgeler verdiğinde kendisine garsonluk belgesi alacağını, Kıbrıs veya Bodrum’da garson olarak iş bulacağını söylediği, katılanın sanığın söylediği belgeleri tamamlayarak, üzerinde bulunan 300 TL’yi verdiği, sanığın 150 TL’yi de kendisinin tamamladığını söyleyerek parayı bankada bir hesaba yatırdığı, daha sonra kendisi ile birlikte götüreceği şahıslardan bazılarının yakalamaları bulunduğunu, sorunu hallettikten sonra gideceklerini söyleyerek katılanı oyaladığı ve sonrasında telefonlarına çıkmadığı, dolandırıldığını anlayan katılanın, kolluk makamlarına müracaat etmesi üzerine, olay tarihinde polis aracında banka etrafında dolaşırken, yolda katılanı görüp yakalanmasını sağladığı anlaşılmakla, hileli hareketlerle
haksız menfaat temin eden sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “15 gün” ve “300 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.