Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16838 E. 2014/9676 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16838
KARAR NO : 2014/9676
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ile birlikte hareket eden ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahsın yolda yürümekte olan katılanın yanına yaklaşarak, bozuk bir Türkçe ile “buralarda ermeni bir kuyumcu varmış yerini biliyormusun?“ dediği, katılanın tanımadığını söylediği, bu esnada yanlarına gelen sanığın diğer şahsa “ermeniyi ne yapacaksın, bir işin varsa biz halledelim” dediği, sanıkla birlikte hareket eden kişininde eşinin otelde mahsur kaldığını, ermeni kuyumcuda altın bozdurup onu kurtaracağını söyleyip, bilahare cebinden sarı renkli üzeri beyaz naylonla kaplı bir madde çıkardığı, sanık …’in de bu maddeyi eline alıp ısırarak hakiki altın olduğunu söylediği, akabinde cebinden bir miktar para çıkartıp işbirliği yaptığı şahsa “burada 1000 TL var, bunun birini bana sat“ dediği, şahsında biraz tereddüt edip daha sonra parayı alarak söz konusu maddeyi sanık …’e verdiği, bu mizansenden etkilenen ve suça konu maddelerin gerçek altın olduğunu düşünen katılanın da eve gidip para getirerek şahısta bulunan maddelerden iki tanesini 2000 TL karşılığında satın aldığı, daha sonra eve giden katılanın altın görünümlü maddelerin üzerlerindeki
beyaz naylonu çıkarttığında gerçek altın olmayan ve piyasa değeri 30–40 TL olan çakmaklar olduğunu görüp dolandırıldığını anladığının iddia edildiği olayda,sanık savunması, katılan ifadesi, bilirkişi raporu, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.