Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21146 E. 2014/13266 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21146
KARAR NO : 2014/13266
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihinde … ilinden … plaka sayılı araçla… iline gitmekte olan sanıkların,… iline geldiklerinde sahte olduğu sonradan anlaşılan küpe ve kolye benzeri bir kısım takıları kuyumcularda bozdurdukları ve tekrar araca binerek yola devam ettikleri, … iline geldiklerinde aracı bir yere park ettikleri ve sanık …’nın, katılan …’a ait … Kuyumculuk isimli işyerine gittiği, diğer sanık …’in ise araçta beklediği, sanık …’nın bilirkişi raporuna göre aldatmak kabiliyeti olan adi metal üzerine altın kaplama yapılmış ve 22 ayar damgası vurulmuş zincir ve küpeleri bozdurmak istediği, katılanın yaptığı incelemede suça konu takıların altın olmadığını anlaması üzerine sanığı oyalayarak polislere haber verdiği ve sanık …’nın kuyumcu dükkanında, diğer sanık …’in de aracın yanında yakalandığı ve bu şekilde sanıkların dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 10.06.2011 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edilen 26.05.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 20.06.2011 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 GÜN”, “YETMİŞBEŞ GÜN”, “ALTMIŞ İKİ GÜN” ve “1.240 TL.” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “ÜÇ GÜN”, “İKİ GÜN” ve “40 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.