YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/975
KARAR NO : 2014/14776
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay günü katılanın … … … üzerinde yaya olarak yürüdüğü sırada sanık …’nin yanına geldiği ve bir köy ismi söylediği, katılanın bu köyün … olmadığını söylemesi üzerine az ileride beklemekte olan diğer sanık …’in yanlarına geldiği, sanığın bu sefer tanımıyor imajı verdiği diğer sanık …’e aynı köyün nerde olduğunu sorduğu, sanık …’in de bu köy burada yok demesi üzerine, sanık …’nin “ ben yanımda getirdiğim altınları bu köyde Ermeni bir şahsa satacaktım”dediği ve cebinden çıkardığı pakete sarılı vaziyette aslında altın olmayan iki adet çakmağı gösterdiği, sanık …’in katılanın yanında altınları almaya … olduğu ve katılandan bu altınları götürüp … kuyumcu dükkanına göstermesini istediği ve bunu kabul eden katılandan altınları getirinceye kadar emanet olması için 960TL para istediği, buna inanan katılanın cebinden 960TL çıkarıp sanıklara teslim ettiği ve altın olduğu söylenen metal eşyaları … isimli kuyumcuya götürmek üzere yola çıktığı, katılanın bu isimde bir kuyumcu olmadığını anlaması üzerine şüphelenerek elindekileri başka bir kuyumcuya götürdüğü, bu kuyumcunun katılanın elindeki şeye baktıktan sonra sahte ve değersiz olduğunu söylemesi üzerine sanıkların bulunduğu yere geri döndüğünde sanıkları bulamadığı, katılanın bu şekilde dolandırıldığı sanıkların savunması, katılan beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemenin gerekçeli kararda hapis cezasını alt sınırdan belirlemesine rağmen para cezasında alt sınırdan uzaklaşmasının gerekçesinin gösterilmiş olması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.