YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/977
KARAR NO : 2014/14775
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın suç tarihinde …zi kurban pazarına satmak için kurbanlık dana getirdiği, sanık …’ın katılanın yanına gelip iki adet büyükbaş satın almak istediğini belirttiği, sanık ile katılanın aralarında 5000 TL ye 2 dananın satışı konusunda anlaştıkları, katılanın parasını istediği zaman sanığın katılanı iş yerine davet ettiği, katılanı sanık … ile birlikte aslen … … olup sanığın kiraladığı dükkana getirdiği ve bu dükkan bana ait, kurbanları bana ver parasını da kurban bayramının 2. günü gelip buradan al diyerek katılanı ikna etmek amacıyla kartvizit verdiği, sanığa inanan katılanın bunu kabul ettiği ve sanığa iki adet büyükbaş hayvanını kurban bayramında parasını almak üzere sanığa teslim ettiği, belirtilen günde kartvizitteki adrese giden katılanın dükkanın boşaltılıp kapalı olduğunu gördüğü, bu şekilde sanığın katılanı dolandırdığı sanığa inanan katılanın bunu kabul ettiği ve sanığa iki adet büyükbaş hayvanını kurban bayramında parasını almak üzere beş bin TL karşılığında sattığı, belirtilen günde kartvizitteki adrese giden katılanın dükkanın boşaltılıp kapalı olduğunu gördüğü, bu şekilde sanığın katılanı dolandırdığı sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.