Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18756 E. 2014/11895 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18756
KARAR NO : 2014/11895
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, içerisinde kira kontratında belirtilen eşyalar bulunduğu halde katılanın evini kiraladığı, alacıklısı …’ın başlattığı icra takibi sonucunda sanığın evde olmadığı bir tarihte katılana ait eşyaların haczedildiği, dosya içerisinde bir sureti bulunan Mersin 4. icra Müdürlüğünün 2008/450 esas sayılı dosyasındaki 04.12.2008 tarihli teslim tutanağına göre haczedilen eşyaların sanığa iade edildiği, sanığın teslim aldığı eşyaları katılana vermeyerek mal edindiğinin anlaşıldığı somut olayda; hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabilde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendine ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.