YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21241
KARAR NO : 2014/14755
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, hüküm verilmesine yer olmadığına dair karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta
olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; Mağdur-sanık …’in başka bir adli soruşurmaya konu olay nedeniyle Ordu Devlet Hastanesi Baştabipliğine geldiği, buranın tuvaletinde sigara içme meselesi nedeniyle hastanenin özel güvenlik görevlisi olan diğer mağdur-sanık … ile aralarında kavgaya dönüşen tartışma meydana geldiği tartışma sırasında Mağdur-sanık …’in mağdur-sanık …’un rozetini söktüğü, bu kavgaya diğer mağdur-sanıklar … ve …’nın da katıldığı ve neticesinde mağdur sanıklar … ile …’un birbirlerine …’un eylemini jop ile olacak şekilde vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, yine mağdur-sanık …’un diğer mağdur-sanık … ve …’e da elindeki jop ile vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği, mağdur-sanık … ve …’ün de mağdur-sanık …’u darp ettikleri, yine olayda mağdur-sanıklar …, … ve …’nın …’a sinkaflı hakaret içeren sözlerle karşılıklı hakaret ettikleri iddia olunan olayda;
1- Mağdur-sanık …’un sanıklar …, …, … hakkında nitelikli mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret suçlarından verilen beraat, mahkumiyet ve hüküm verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur-sanık …’un kovuşturma evresinde şikayetçi olmadığı ve 5271 Sayılı CMK.nun 238. maddesi gereğince davaya katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan mağdur-sanığın kendisine karşı diğer sanıkların eylemlerine yönelik hükümleri temyiz yetkisi bulunmaması nedeniyle temyiz isteğinin 1412 Sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret, sanık … hakkında hakaret, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, hapis cezası ile adli para cezası yaptırımlarının seçenek olarak düzenlendiği TCK’nın 86/2. maddesi gereğince hapis cezası tercih edilerek uygulama yapılmasına rağmen aynı Kanunun 50/2. maddesi hükmü gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii, sanık …, sanık … yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.