YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14913
KARAR NO : 2014/5945
KARAR TARİHİ : 31.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; özel bir şirkette hizmetli olarak çalışan katılan … …’nın gözlerinin rahatsız olması nedeniyle,…Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden % 50 oranında özürlülük raporu aldığı, komşusu olan sanıklardan…’in, katılanı özür durumu nedeniyle tanıdıkları vasıtasıyla malulen emekli etmek üzere kandırıp ikna ettiği ve bu amaçla sanık … … ile tanıştırdığı, …’in, tanık olarak dinlenen …’yı kast ederek katılan Sosyal Güvenlik Kurumu’nda tanıdığı olduğunu, istediği ücreti vermesi halinde katılan için gerekli raporu da tanıdığı doktorlar vasıtasıyla alacağını beyan ederek katılandan kimlik fotokopisi, fotoğraf gibi belgeler aldıkları, 28.12.2009 tarihinde bir araya geldikleri, burada sanık …’in, katılana sahte raporu vererek ücretini istediği, evrak aslını isteyen katılana ise, asıl belgenin işlemler için Sosyal Güvenlik Kurumu’na verildiğini beyan ettikleri, katılanın, evrak aslı olmadan parayı vermek istememesi üzerine sanıkların, doktorlara para verdiklerini beyan ederek sanıklara 10.000,00 TL verdiği, daha sonra aradan geçen süreye rağmen emeklilik evrakları gelmeyince katılanın sanık…’i arayarak sıkıştırması üzerine …’in katılan ve eşi …’yı çalıştığı …Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çağırdığı, burada sanıklardan …’i katılan “…” olarak tanıttığı, sanık …’un da kendini doktor olarak tanıtarak katılanı oyaladıkları anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı kanunun 51. maddesinde gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı bulunan sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca koşullu olarak ertelenmeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.