YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18904
KARAR NO : 2014/11903
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın olay tarihinde avukat olan müşteki … yanında eleman olarak çalıştığı, avukatın katılan … şirketine ait alacakların icra yoluyla takibini yürüttüğü, sanığın bu takip dosyalarından edildiği bilgilerle müştekilere farklı zamanlarda ulaşarak şirketin kampanya yaptığını icra borçlarının gerçekte kendisine ait banka hesabına yatırılmasını sağladığı, bazılarıyla da yüz yüze görüşüp elden aldığı paraları mal edindiği, ayrıca müştekilere dosya borçlarına ilişkin ibraname ve icra dosyasına talepler açtığı, bu şekilde …’dan 582-TL alıp bir adet tahsilat makbuzu kesip dosyanın kapatılması için talep açtığı, … 600-TL alıp iki adet sahte ibraname düzenlediği, …den 3.500-TL aldığı, …’dan 510-TL aldığı, …’dan 429-TL alıp haczin kaldırılması için
talep açtığı,…’den 780-TL parayı hile ile tahsil ederek müştekileri dolandırdığı ve sahte özel belge düzenlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında kurulan altı ayrı hükümde, yer alan 60 gün, 20 gün, 16 gün ve 320 TL adli para cezası’ ibarelerinin çıkartılarak yerine 5 gün, 1 gün,1 gün ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.