YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12617
KARAR NO : 2014/4889
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 2007 yılı Mayıs ayında katılanı telefonla arayarak evlenmek istediğini söylediği, katılanın kabul etmesi üzerine tanıklar … ve … ile birlikte istemeye gittiklerinde babasının “Ev alırsan kızım ile evlenebilirsin” dediği, sanığın da evin yanında 12 adet Erzurum burması bilezik almayı kabul ettiği, suç tarihinde de katılan ile birlikte kuyumcuya gittiklerinde katılandan elindeki 4 adet bileziği isteyerek, bunları satıp üzerine koyacağı para ile 12 tane Erzurum burması bilezik alacağını söylediği, bu şekilde katılana ait 4 adet bileziği toplamda 1.132,00 TL’ye bozdurduğu, kuyumcunun vermiş olduğu parayı alarak, başka bir kuyumcudan bilezikleri alacağını söyleyerek beklemesini istediği, kuyumcuların kapanmasından sonra katılanın yanına giderek, bilezik işini halledemediğini, ertesi güne kaldığını belirttiği, sonrasında ise parayı vermediği gibi, ortalıktan da kaybolduğu anlaşıldığından, eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.