YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1461
KARAR NO : 2014/4866
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın en son tespit edilen mernis adresine 22.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın, 23.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, 09.05.2012 tarihli ek karar ile temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesi ile talebinin reddine dair karar verildiği; ancak söz konusu ek kararın sanığa en son tebligatın yapılmış olan adresine gönderilmediği ve temyiz harcı tahsiline dair 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 20/10/2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki düşünce benimsenmeyerek süresinde yapılan temyiz talebine dayanılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın internet üzerinden sohbet ederek tanışıp arkadaş olduğu katılana, kendisini mimar olarak tanıtıp evlenme vaadinde bulunduktan sonra katılandan bir miktar para aldığı; ayrıca muhtelif tarihlerde katılana ait kredi kartından alış veriş yaptırmak suretiyle toplam 4000 TL haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılana, kendisini mimar olarak tanıtıp evlenme vaadinde bulunarak katılandan para almak suretiyle haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.