YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10396
KARAR NO : 2014/3927
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma (suç vasfı değişikliği ile hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan …’ın elinden cep telefonunu alıp kaçtıktan bir kaç gün sonra karşılaştıklarında katılanın cep telefonunu istemesi üzerine cep telefonunun evde olduğunu, motosikletini verir ise eve gidip getirebileceğini söyleyip motosikleti alıp kaçtığı iddia edilen olayda;
1)Sanığın hakkında katılanın cep telefonunu alma eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında katılanın motosikletini alma eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde;
a)Yakınanın, cep telefonunun sanık tarafından çalındığı ilk eylemden sonra sanığı gördüğünde telefonunu istediği, sanığın telefonu getireceğini söyleyerek kendisine motosikleti vermesini söyleyip bir daha dönmediği ve sanığın katılandan motosikletini almak için telefonunu getireceğini söyleyerek kandırdığı ve hileli haraketlerle katılanın elinden aldığı gözetilerek sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son hükmü uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.