YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1314
KARAR NO : 2014/8058
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin yirmi yıldır evli olup bu evliliğinden çocuğu olmadığı, sanıkla tanıştığı ve sanığın şikayetçiye gayri resmi olarak birlikte yaşayabileceklerini söyleyerek söz ve davranışlarıyla müştekiyi kandırıp beş adet toplam değeri 6.750 TL değerinde olan altın bilezik, bir adet 2.250 TL altın set ve 10.000 TL tutarında ev eşyası aldırdığı, şikayetçiye ait 2004 model Polo marka aracın trafikte tescilinin kendisinin üzerine yapılmasını sağladığı, daha sonra birlikte yaşamaktan vazgeçtiği, sanığın birlikte yaşayacağını söyleyerek söz ve eylemleriyle şikayetçiyi kandırdığı, haksız menfaat temin ettiği, sanığın bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın hile kullanarak haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiğine ve kanunda tanımlandığı anlamda suç kastının bulunduğuna dair savunmalarının aksine mahkumiyetini gerektirecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,24.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.