YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9686
KARAR NO : 2014/3713
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılandan para aldığının anlaşılması karşısında; hakkında TCK’nın 43. maddesinin ve dosyada mevcut sabıka kaydına göre de (Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2005 tarihinde kesinleşmiş görünen ilâmı) aynı kanunun 58. maddesinin tatbik olunmaması isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 09.02.2008 tarihinde internet ortamında tanışan taraflardan biri olan sanığın kendisini, Çocuk Cerrahi uzmanı olarak Şanlıurfa ilinde çalışan katılana, A.B.D. California eyaleti … kentinde çalışan psikolog doktor … olarak tanıtması, birkaç gün içinde katılanın yanına gidip orada arkadaşlıklarını ilerletmeleri, babasının …Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr… olduğunu söylemesi, zaman içinde ortak faaliyetler içinde yer alıp güven ortamının oluşturulmasını müteakip 14.02.2008 tarihinde evlenme kararı almaları sonrasında, evlilik hazırlıkları aşamasında masraf adı altında katılandan (veya katılan adına kız kardeşi …’den) değişik tarihlerde nakit para alması, katılan İstanbul’a geldiğinde gelinlik için 500 TL gerektiğini söyleyip bu parayı da alması, katılana ait kredi kartını kullanması böylece haksız yarar sağlaması eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.