Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19744 E. 2014/5212 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19744
KARAR NO : 2014/5212
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın diğer sanık … ile birlikte katılanın sattığı inekleri satın almak istediklerini belirterek müşteri oldukları, 4000 TL ye anlaştıkları ve karşılığında suça konu alacaklı ve borçlu kısmında sanık …’in adının yazılı olduğu kıymetli evrak niteliğinde olmayan senedi vermek suretiyle katılanı dolandırdığının iddia edildiği somut olayda; sanığın inekleri …’in aldığını, kendisinin aracılık ettiğini, suça konu senedi de …’in söylediği şekilde kendisinin doldurduğunu, imzanın …’e ait olduğunu belirterek, dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğini savunması, senedin alış verişe karşılık alacaklı ve borçlu kısmında …’in adı yazılı olacak şekilde tanzim edilip katılana verildiği, üzerinde bir oynama ya da ekleme yapılmadığı, kıymetli evrak vasfını
başlangıçtan beri taşımadığı ve bu durumun dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat kararına dair temyiz isteminin incelenmeside;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 20.01.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.