Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16372 E. 2014/8135 K. 28.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16372
KARAR NO : 2014/8135
KARAR TARİHİ : 28.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın, katılanın işletmeciliğini yaptığı otoparkta gişe görevlisi olarak 2004 yılından 2007 yılına kadar çalıştığı, sanık …’nun, gerek günlük olarak gerekse abone olarak giriş çıkış yapan araçların kayıtlarını tutup ücretlerini tahsil etmekle görevli olduğu, çalıştığı süre içerisinde bu araçlardan tahsil ettiği bir kısım ücretler ile on tane aracın aylık abone ücretlerini katılanın hesabına geçirmeyerek uhdesinde tuttuğu, bu şekilde katılanın yaklaşık 70.000 TL zararına sebebiyet verdiği, sanık …’nun bu eylemini eşi olan diğer sanık …’ın azmettirmesi ve yönlendirmesi ile yaptığını belirttiği, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasının usul ve yasaya uygun olması karşısında, tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “500 gün”, “625 gün”, “520 gün” ve “10.400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
a-5237 sayılı TCK’nın 38. maddesine göre azmettiren kişinin cezalandırılması için, belli bir suçu işleme hususunda henüz bir fikri olmayan bir kişinin, bu suçu işlemeye karar verdirilmesi gerektiği, somut olayda, sanık …’nun, sanık … ile ilgisi bulunmayan katılana ait işyerinde çalıştığı, sanıklar arasında yargılamanın ilk aşamasında devam eden bir boşanma davasının olduğu dikkate alınarak sanık … ilk ifadelerinde, eşi olan sanık …’in kendisini azmettirdiğini belirtmiş ise de, yargılama sırasında alınan ek ifadelerinde, eşinden boşanma aşamasında olduğu için sanığa suç isnat ettiğini belirttiği, bu nedenlerle daha sonra doğrulanmayan bu ifadeden başka sanık …’in, sanık …’yu suç işlemeye azmettirdiği hususunda mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Kabule göre de, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.