YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/913
KARAR NO : 2014/8126
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Düşme, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 tarih ve 2011/ Bşk-42-42 Esas- Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davada, resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, dolandırıcılık suçu nedeniyle de mahkumiyet kararı verildiği, sanığın, 27/10/2009 havale tarihli dilekçesi ile her iki hükmü de temyiz ettiği anlaşılmakla,
Sanık …’ın sahibi olduğu eczaneye, ilaç yazdırılmak üzere hasta veya yakınları tarafından sağlık karnelerinin bırakıldığı, sanık …’ın da, Sanık …’ın bilgisi dahilinde bu sağlık karnelerini, Zara Devlet Hastanesi’nde görevli doktor sanık …’a götürdüğü, sanık …’ın da hastaları görmeksizin suça konu reçeteleri sahte olarak düzenledikten sonra reçeteleri kuruma fatura ettiği, böylece sanıkların iştirak halinde sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sahtecilik suçu açısından suç tarihinin 2004 yılı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun cezası, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 339. maddesine göre, üç yıldan on yıla kadar hapis; nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası ise 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e maddesi uyarınca üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddeleri, anlatım, nitelendirme ve temyizin kapsamına göre, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.