Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17573 E. 2014/9841 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17573
KARAR NO : 2014/9841
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana ait iş yerinde kasiyer olarak çalıştığı, mal sayımlarında eksikler çıkması üzerine mağaza müdürünün şüphelenip kasiyer olan sanığı izlemeye başladığı, 30/05/2010 günü kamera kayıtlarından sanığın aynı gün farklı zamanlarda kasadan aldığı ancak müktarı net görülmeyen paraları etrafı kollayıp kimsenin görmediği ve kamera kaydının tam olarak tespit edemediği bölüme geçerek bu paraları çantasının içerisine buruşturarak atıp çantasının fermuarını kapattığı, katılanın şüphelenip bu bölüme kasayı tam üsten görecek şekilde sanıktan gizli olarak güvenlik kamerası koydurduğu, 01/06/2010 günü kamera kayıtlarından sanığın aynı şekilde kasadan aldığı 20 TL parayı avucunun içine alıp büküp gizleyerek çantasına koyduğunun tespit edildiği, daha önce de yine aynı şekilde aldığı buruşuk vaziyetteki 50TL ile birlikte bu paranın da bu 20TL para ile birlikte sanığın çantasının içinden çıktığı, böylece sanığın zincirleme şekilde üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği katılan ve tanık beyanı, Cd inceleme tutanakları ve kolluk tutanakları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “30” gün”, “37 gün”, “30gün” ve “600TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, ”5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve yine hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.