YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22338
KARAR NO : 2014/13340
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanık …’nun, kendisine araba çarptığını iddia ederek… Üniversitesi Başhekimliğince düzenlenmiş 22.11.2007 tarihli, %15 kalıcı iş gücü kaybı olduğuna dair raporla birlikte, … Sigorta Aracılık Hizmetleri Şirketini işleten diğer sanık … aracılığıyla katılan …..’ye müracaat ederek kaza tazminatı almak istediği, yapılan araştırma sonucunda sanık …’nun trafik kazası geçirmediği gibi sağlık raporunun da sahte olduğunun anlaşıldığı, katılan … şirketi tarafından herhangi bir ödemede bulunulmadığı, sanık …’nun savunmasında suça konu sahte raporu diğer sanık …’nın hazırladığını beyan ettiği, sanıkların bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmediğini, sigorta acentesi olduğunu, kaza geçirdiğini iddia eden diğer sanık …’ya sigorta şirketi tarafından istenilen belgeleri söylediğini, sanık …’nun da bu belgeleri kargo yoluyla gönderdiğini beyan etmesi, ekspertiz raporuna göre de suça konu sahte rapor üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olmaması, acentecilik yapan sanığın kendisine gönderilen belgelerin sahte olup olmadığı hususunda araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, sanık …’nın suça konu raporun sahte olduğunu bildiğine dair diğer sanık …’nun soyut iddiasından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiye hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı ve katılan vekilinin itirazı üzerine merciince incelenerek itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.