YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/992
KARAR NO : 2014/3673
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Posta İşleme Merkezi Müdürlüğü’nde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, kızı … 27.12.2004 tarihinden itibaren SSK’lı olduğu olduğu halde, kuruma 07.02.2005 tarihinde verdiği tedavi yardım beyannamelerinde kızını “tedavi yardımından yaralanacak olan aile fertleri” arasında göstererek kurumun sağlık hizmetlerinden faydalandırmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen beraat kararına dair temyiz isteminin incelenmesinde;
07.02.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Mddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinin gerçeği aykırılığın tespit edildiği ve sağlık hizmetlerinden faydalanmanın sona erdiği 27.12 2007 olduğu, bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın tek başına tedavi yardım beyannamesi vermesinin kızının kendi üzerinden sağlık güvencesine alması ve sağlık karnesi çıkarması için yeterli olmadığı, kurum yetkililerinin, sigortalı kişilerin başka sosyal güvencelerinin bulunup bulunmadığını denetleme ve kontrol yükümlülüklerinin bulunduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca 01.10.2008 tarihinden itibaren sosyal güvenlik hizmetlerinin birleştirilerek Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde toplanması ve yapılan harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının oluşmayacağı anlaşılmakla, sanığın beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.