YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21664
KARAR NO : 2014/13360
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; TIR şoförü olan sanık …’in, ….’da tanıştığı diğer sanık ile gayri resmi biçimde
Evlendiği, sonrasında birlikte Türkiye’ye döndükleri, bu evlilikten …. ve … adında 3 çocuklarının olduğu, sanık …’in amcası ….’in kızı olan ve 01/04/1982 tarihinde öldüğü halde ölümü nüfusa bildirilmeyen …’un kimlik bilgileri ile ve …’nin sağ kardeşi olan sanık …’ın fotoğrafını kullanarak temin ettikleri nüfus cüzdanı talep belgesine istinaden sanık …’yı, … olarak nüfus kütüğüne kaydettiren sanık …’in, çocukların doğumundan sonra da … ile birlikte çocuklarını da ana adı … olacak biçimde tescil ettirdikleri, her üç çocuğa da sağlık karnesi düzenletip tedavilerini sağladıkları, sanık …’in kızı olan diğer sanık …’e ait sağlık karnesine kendi fotoğrafını yapıştıran sanık …’nın sağlık kurumunda doğum ve tedavi olduğu ve böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı ve katılan vekilinin itirazı üzerine merciince incelenerek itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar… ve …. hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiye hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanıklar …. ile ….hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Sanık … müdafii ve sanık …’nın yerine görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ;
Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olup, suça konu sahte belge asıllarının tümünün getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, tüm belgelerde iğfal kabiliyeti olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sanık …’nın yapılan tüm sahtecilik eylemlerine ne şekilde iştirak ettiğinin karar yerine tartışılması gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.