YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8822
KARAR NO : 2014/3674
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklardan …’un katılan ile irtibat kurarak bir tanıdıklarında çok sayıda altın sikke olduğunu, satacak birisini aradıkların, ilgilenip ilgilenmediğini sorduğu, katılanın alabileceğini söylemesi üzerine sanıkların katılan ile Antalya’da buluştukları, katılana numune olarak bir adet altın bıraktıkları, yaptığı araştırma sonucu altının gerçek olduğunu anlayan katılanın sanıklarla irtibata geçerek, sanıkların bulunduğu Isparta’ya yanında tanık … ile birlikte gelip, sanıklarla buluştukları, katılanın altınları almak için … Bankası’ndan para çekmeye sanıklar… ve … ile gittikleri, 30.000 TL parayı çektikten sonra sanık …’nin güven tahsis etmek için kimliğini ve cüzdanını araçta bırakıp, altınları getirmek üzere parayı aldığı, diğer sanık …’in de … Sabri ile birlikte gittiği ve tekrar geri gelmedikleri anlaşılmakla, sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve … müdafiileri ve sanık …’un yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında uygulanan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “100 gün” ve “2000 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.