YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13919
KARAR NO : 2014/5335
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan … Madencilik Anonim Şirketi’nde satış ve pazarlama koordinatörü olarak çalıştığı, … Limited Şirketi ile …’ın da, katılan şirketin müşterileri oldukları, sanığın, katılan şirket yetkilisi olarak bu müşterilere malı sattıktan sonra katılan şirket adına tahsilat makbuzları ile nakit olarak tahsilat yapmasına rağmen, bu tahsilatları katılan şirkete teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğu, nakit paranın yerine, borçlusu … olan üç adet ve borçlusu … olan iki adet suça konu sahte senetleri değişik zamanlarda düzenleyerek satış karşılığında müşterilerden senet alınmış gibi gösterdiği, sanık, suça konu senetlerle ilgisinin bulunmadığını belirtse de, alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu senetler üzerindeki tüm yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı ve keşideci olarak görünen … ve … adına atılı imzaların ise borçluların eli ürünü olmadığının belirlendiği, yine alınan başka bir bilirkişi raporuna göre de, sanığın, şirket kayıtlarına göre müşteriler … ve …’dan tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmediğinin belirlendiği, böylece sanığın sahte senetler düzenleyerek tahsil ettiği paraları uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, … ve …’ı borçlu gösteren senetler tanzim etmek suretiyle de iki kere zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”200 gün”, ”250 gün” ve ” 208 gün ” ve ”4.160 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ” , ” 6 gün ”, ” 5 gün ” ve ” 100 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, katılan şirkete verdiği ve farklı gerçek kişiler adına düzenlenen sahte senetler nedeniyle adına sahte çek düzenlenen gerçek kişi sayısınca resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.