Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/2995 E. 2014/32888 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2995
KARAR NO : 2014/32888
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanıklar…hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık …’nun, TCK’nın 58. maddesinin uygulamasına dayanak yapılan hükümlülüğünün, sahtecilik ve dolandıcılık suçlarından verilen cezalardan oluşmasına karşın, hangi cezanın tekerrür uygulamasına esas alındığının belirtilmediği görülmüş ise de; daha ağır olan dolandırıcılık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 200 TL adli para cezasına ilişkin cezanın tekerrür uygulamasına esas olduğu, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar …ve… müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, tekerrüre esas alınan… Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/24-141 sayılı hırsızlık suçundan verilen 4 ay 13 gün hapis cezasına hükümlülüğünün 10.10.2007 tarihinde infaz edildiği ve 3 yıl geçtikten sonra dava konusu suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından ‘‘cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin bendlerin’’ ayrı ayrı çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar… hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
1-Hırsızlık suçunun işlendiği binada bir kısım inşaat malzemesi ve çuvallar içinde fındıkların muhafaza edildiği, binanın kapı ve pencerelerinin takıldığı ancak henüz konut veya işyeri olarak tahsis edilmediği gibi konut veya işyeri olarak da kullanılmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların konut dokunulmazlığı ihlal suçundan cezalandırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanık…’nun, TCK’nın 58. maddesinin uygulamasına dayanak yapılan hükümlülüğünün, sahtecilik ve dolandıcılık suçlarından verilen cezalardan oluştuğunun anlaşılması karşısında; en ağır olan dolandıcılık suçundan verilen ceza yerine hangi cezanın tekerrür uygulamasına esas alındığının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
3-Sanığın, tekerrüre esas alınan Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/24-141 sayılı hırsızlık suçundan verilen 4 ay 13 gün hapis cezasına hükümlülüğünün 10.10.2007 tarihinde infaz edildiği ve 3 yıl geçtikten sonra dava konusu suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar…. ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.