YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21311
KARAR NO : 2014/13384
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; fikir-irade birliği içinde hareket eden sanıklardan biri olan …’den…’de teslim aldığı, adli emanete kaydolunan ve 01/05/2010, 07/06/2010 tarihli raporlara göre aldatıcılık yeteneğini haiz, iç kısmında 22 ayar ibaresi ile TSE damgası bulunan özel üretim aslında 15-16 ayarda, düşük ayarlı altın bilezikleri (sahte) … ilinde kuyumcu veya çılaşanları mağdurlara (…………) 22 ayar bilezikmiş gibi bozdurup ya da bozdurmaya çalışan (….) sanık …’ün eylemlerinin TCK’nın 37/2, 38/1. maddesi delaletiyle 157/1. maddesinde tanımlanan ayrı ayrı “basit dolandırıcılık”, “basit dolandırıcılığa teşebbüs” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uyulamalarında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafii, sanık …’ün yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sabit kabul edilen suçlarda sanıklara temel hapis cezaları alt sınırlardan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezalarının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayılarının asgari hadlerden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümlerde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1-, 2-, 3-, 4-, 5- no’lu bentlerin birinci paragraflarında yer alan “365”; 1-, 2-, 3- no’lu bentlerinin beşinci paragraflarındaki “365” ve “7.300”; 4- no’lu bendinin 2. paragrafındaki “121” ve beşinci paragrafındaki “121” ve “2420”; 5- no’lu bendinin 2. paragrafındaki “91” ve altıncı paragrafındaki “91” ve “1.820” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “5” ve “100”; “1” ve “1”, “20”; “1” ve “1”, “20” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.