YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9677
KARAR NO : 2014/3720
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; …-İsviçre Sigorta A.Ş.’nin (A) acentası olarak faaliyet göstermekte olan katılan … Aracılık Hizmetleri Ltd. ticari ünvanlı şirketin, 04.05.2007 tarihinde karşılıklı imzalanan sözleşme ile 935 kod no’lu “tali acentası” olan …Vergi Dairesi mükellefi sanığın, katılan şirket adına düzenlediği poliçe bedellerinden 9.600 TL’lik kısmını sözleşme şartlarına uymayarak uhdesinde tutması eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekkerrüre esas alınan Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2007 tarih ve 2006/1025 E; 2007/246 K sayılı ilamın, hüküm tarihi itabariyle kesin nitelikte olan adli para cezasına ilişkin olduğu ve 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının TCK’nın 58. maddesinin uygulamasına ilişkin 4 no’lu paragrafının hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.