Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14405 E. 2014/3716 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14405
KARAR NO : 2014/3716
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yahyalı-Karaköy köyünde yapılan bir düğünde bir araya gelen taraflardan şikayetçi …’ın oynamakta olan bir grubun ortasına torpil atması nedeniyle tartışma-kavga vuku bulmasının ertesi günü, katılan …’ın zilyedi olduğu ve fakat …’nın kullandığı bildirilen … plakalı içinde şikayetçiler … ve hamile eşi …’nin de bulunduğu otomobille seyir halindelerken yolun kalas-kütüklerle kesilmiş olması nedeniyle durmak zorunda kaldıklarında sanıklar ve suça sürüklenen çocukların birlikte hareketle, taş ve sopalarla saldırıp 29.11.2009 tarihli tutanakta tespit olunan hasarları oluşturmaları eylemlerinin “mala zarar verme” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükümlerine yönelen sanıklar …, .nın temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … Efendi, … ve…’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
II)”Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükümlerine yönelen suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtirana” denilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III)”Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükmüne yönelen sanık …’nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Hakkında beraat kararı verilen sanıklardan …’nın 26.02.2010 tarihli ifadesinde “…ben, …, ve … kavgayı ayırmaya çalışıyorduk…” demesi, hükme anlatımları esas alınan tanık …’ün soruşturma aşamasındaki olay anına yakın alınmış ve ayrıntı içerir 29.11.2009 tarihli ifadesinde “……, , Efendi taş ve sopalarla vuruyorlardı… çoğu (orada bulunan) olayı yatıştırmaya çalışıyorlardı… kalabalıktan başka kimin araca zarar verdiklerini… görmedim…” anlatımında bulunması, köy bekçisi olduğu belirtilen sanığın ise aşamalardaki değişmez anlatımlarında “…Kaymakamlıktan gelen görevlilerle, muhtarın da talimatıyla kurban derisi toplarken… olay yeine vardığında kavga bitmişti..” savunmasında bulunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; önü kesilen aracı kullandığı ileri sürülen …, köy muhtarı ile savunmada belirtilen isimleri belirlenecek Kaymakamlık görevlilerinin iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi toplanan ve ortaya konulacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.