YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9681
KARAR NO : 2014/3718
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Giresun-Fiskobirlik misafirhanesinde kalırken, orada çalışan şikayetçi-katılan … (ve yeğeni …) ile tanışan sanığın, A.B.D’de bahçıvanlık yapıp ayda 4.000 USD para kazanan yeğeni olduğunu, konsoloslukta tanıdıkları bulunduğunu, pasaport-vize gibi işlemleri halledebileceğini ve çalışmak üzere A.B.D.’ye gönderebileceğini söyleyip, bir kısım evrak ile adam başı 750’şer lira para alarak haksız yarar sağlaması eyleminin “zincirleme dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının aynı gerekçeye dayanılarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki “30” 4. paragrafındaki “25” 6. paragrafındaki “500” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ; “4” ; “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/02/2014 tarihinde oyibirliyle karar verildi.