Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15159 E. 2014/5865 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15159
KARAR NO : 2014/5865
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, evini satmak için gazeteye ilan verdiği, kendisini… olarak tanıtan bir kişinin evi almak istediğini söylediği, bunun üzerine taşınmazın durumuna bakmak için tapu dairesine gittikleri, daha sonra çorbacıda çorba içtikleri sırada, yanlarına kendisini…olarak tanıtıp, yanında 25-30 adet Osmanlı altını bulunduğunu söyleyen sanığın geldiği, katılanın yanındaki kişi ile sanığın pazarlık yaparak 1.000 Dolar karşılığında anlaştıkları, sanığın bir süre oradan uzaklaştıktan sonra yeniden geldiği ve elinde iki yüz adet …olduğunu söylediği ve katılanın yanındaki diğer kişi ile birlikte elmas pazarlığı yaptığı, bu arada katılana bir adet gerçek pırlanta gösterildiği, sanığın bu elmasları katılana satabileceğini söylemesi üzerine, bez torba içerisinde taş parçalarının bulunduğu torbayı katılana verip karşılığında 6.000 TL aldığı, daha sonra sanığın oradan uzaklaştığı, katılan kendisine daha önce gerçek pırlanta gösterildiği halde torbayı açtığında değersiz taş parçalarının torbada olduğunu gördüğü, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasına karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.