Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10868 E. 2014/4334 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10868
KARAR NO : 2014/4334
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…Bankası …Şubesi önünde işlem yapmak üzere sırasını beklemekte olan şikayetçinin yanına gelen sanık …’nun, adres sorduktan sonra Almanya’dan geldiğini ve kaza yaptığını söyleyerek şikayetçi ile sohbet etmeye başladığı, diğer sanık …’nin bu sırada yanlarına gelerek “adam kaza yapmış, yardım edelim” şeklinde söylediği, sanık …’nun cebinden sarı renkli bir saat çıkartarak …’dan alındığını ve altın olduğunu söyleyip sanık …’ye verdiği, sanık …’nin de söz konusu saati şikayetçiye göstererek altın bir saat olduğunu belirttiği, şikayetçinin sanıklardan şüphelenmesi üzerine bir bahaneyle bankanın içerisine girdiği, sanık …’nin de bankanın içerisine girerek şikayetçinin yanına oturduğu ve aynı şekilde sözde kaza yapan diğer sanık …’ya yardım etmesi konusunda şikayetçiyi ikna etmeye çalıştığı, dolandırılmaya çalışıldığını fark eden şikayetçinin polislere haber vermesi üzerine sanıkların bankadan çıkmak üzere oldukları sırada yakalandıkları ve bu şekilde sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle değersiz bir saati altın olduğu izlenimi uyandırıp, şikayetçiye değerinden yüksek bedelle satmaya çalışarak haksız menfaat temin etmeye kalkıştıklarının iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarına, yakalama ve teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, ellerinde bulunan ve değer tespit tutanağına göre değeri düşük olduğu belirlenen saati, altın olduğuna inandırmak amacıyla sergiledikleri hileli hareketlerle değerinden yüksek fiyata şikayetçiye satmaya çalışarak haksız menfaat temin etmeye kalkışmaları şeklinde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.