Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/507 E. 2014/14881 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/507
KARAR NO : 2014/14881
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçi …’nun … merkezde bulunan “… …” isimli iş yerine giderek “telefon almak istediğini, kendisini 20 metre uzaklıktaki sarraf …’nın gönderdiğini” söyleyip Samsung marka… IMEI nolu telefonu seçip incelemesinin ardından“telefonu eşine alacağını,eşinin de …’nın dükkanında olduğunu, telefonu ona gösterip-getireceğini” beyan ederek, müştekinin izin vermesini sağladıktan sonra cep telefonunu alarak 20 metre uzaklıktaki … isimli şahsın dükkanına girip sonrada ortadan kaybolduğu olayda, sanığın hileli hareketler sonucunda cep telefonunu almış olması nedeniyle eylemin dolandırıcılık olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas daha ağır mahkumiyeti bulunmasına karşın, daha hafif hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hükümde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılarak “Sanığın Milas 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2006 tarih ve 2005/502 esas ve 2006/6 sayılı hükmü ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın sanık hakkında tekerrüre esas alınan Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.04.2007 tarih ve 2005/547 esas 2007/331 Karar sayılı ilamına konu olan 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” cümlesinin hükme eklenmek ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.