Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19403 E. 2014/11927 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19403
KARAR NO : 2014/11927
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… isimli kişinin, kasaplık yapan katılanın yanında daha önce bir süre çalıştığı, olaydan bir hafta önce katılanın yanına giderek Karşıyaka’da … markette çalışan tanıdığı olduğunu ve peşin parayla buraya et satabileceğini söylemesi üzerine katılanın, kendisini … olarak tanıtan sanıkla bu hususta telefonla konuştuğu, …’un da telefonla sanıkla konuşarak sanığa “…” diye hitap ettiği ve etlerin satılması konusunda telefonda anlaştıkları, katılan ve …’un, iki adet sığır eti (390 kg), dört adet süt kuzusu eti(40 kg) ve iki adet danaya ait ciğeri (15 kg), bir araca yükleyerek gece saat 21.30 sıralarında Karşıyaka iskelesi önüne geldikleri, bir süre sonra sanığın yanlarına geldiği, sanığın, iş yerinin şimdi kapalı olduğunu, etleri kendi aracına indirilmesinin daha uygun olacağını, yarın iş yerine götürebileceğini söylediği, bunun üzerine …’un araçtaki etleri sanığın kullandığı … marka araca yüklediği ve katılanla …’un birlikte geri döndükleri, daha sonra katılandan ayrılan …’un , para almaya gideceğini söyleyerek ayrıldığı, yarım saat sonra katılanı arayan …’un, etleri marketin beğenmediğini, sanığın etleri başka birisine satacağını, bir saat beklemesini söylediği, bir saat bekledikten sonra telefon açan …’un etleri Kazaz isimli markete sattığını, paranın bir kısımını nakit,
kalanını da çek olarak alacağını söyleyerek katılandan etlerin sağlık raporunu getirmesini istediği, katılan gittiğinde Kazaz isimli marketin iflas nedeniyle beş ay önce kapandığını öğrendiği, …’u, bir saat kadar beklediği, …’u aradığında katılana telefonda küfrettiği, tekrar aradığında telefonun kapalı olduğu, daha sonra Karşıyaka’daki … marketin bulunduğu yere gittiğinde sanığın gerçek adının … olduğunu öğrendiği, böylece sanığın … isimli kişi ile birlikte katılan aleyhine hileli hareketler yapmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “240 gün”, “200 gün” ve “4.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.