Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/514 E. 2014/14893 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/514
KARAR NO : 2014/14893
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, katılan …’in yetkilisi olduğu … İnş. Tic. ve San. Aş’de 06/07/2004 tarihinde göreve başlandığı, 20/02/2007 tarihinde şirket kasa sorumlusu olarak muhasebe bölümünde görevlendirildiği, 20/02/2007 tarihinden 23/02/2009 tarihine kadar farklı tarihlerde, çeşitli muhasebe yöntemleri kullanarak şirket kasasından aldığı paraları mal edindiği anlaşılan olayda; sanığın eyleminin zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen temel hürriyeti bağlayıcı ceza üzerinden 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığı halde 2 yıl 13 ay 5 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ve aynı kanunun 62 maddesinin uygulanmasının ardından sonuç olarak 2 yıl 6 ay 27 gün hapis cezası yerine 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından hapis cezasına ilişkin sırasıyla “2 yıl 13 ay 15 gün” ve “2 yıl 7 ay 7 gün ” hapis cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla “ 2 yıl 13 ay 5 gün” ve “2 yıl 6 ay 27 gün” hapis cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.