YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19411
KARAR NO : 2014/11941
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının, 21/01/2010 tarihinde verilen hüküm için 27/01/2010 tarihinde ve süresinde süre tutum dilekçesi verdiği dikkate alınarak, tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, dul olduğunu ve evlenmek istediğini … isimli arkadaşı aracılığıyla tanıştığı Doğubayazıt’ ta oturan sanık …’a telefonla bildirdiği, sanığın, katılana, araştırma yapacağını, bunun için kendisini bir hafta sonra aramasını söylediği, katılan daha sonra aradığında, sanığın, bir akrabasının dul bir kızı olduğunu söyleyerek eline bir miktar para da almak suretiyle Doğubayazıt’a çağırdığı, katılanın, yanına akrabası Hüseyin’i de alarak sanık …’in yanına geldikleri ve birlikte sanık …’in evine gittikleri, katılanın burada sanık …’un kızı temyiz dışı … tanıştığı, katılanla Betül’ün evlenme hususunda anlaştıkları, … evlenmek için, katılandan dört adet bilezik ve ziynet eşyası istediği, sanık …’un da başlık parası olarak 6.500 TL para ve bu işe aracı olan sanık … için ise 750 TL
istediği, katılanın, şu anda yanında para olmadığını daha sonra verebileceğinisöyleyerek Afyon’daki evine döndükleri, bir hafta sonra katılanı arayan Sanık …’un, katılanın evini ve ailesini görmek istediğini söyleyerek katılandan oraya gelmek üzere yol parası istediği, katılan da PTT aracılığı ile sanık …’a 300 TL para gönderdikten sonra, sanığın Afyon’a gelip katılanın evinde iki gün kaldığı, sanık …’un, katılan ve tanık … birlikte Doğubayazıt’a döndükleri, sanığın burda para istemesi üzerine, katılan yanında para taşımadığı için, memleketinden havale yaptırdığı ve gelen 4.000 TL parayı da tanık Hüseyin’in yanında sanığa verdiği, sanığın alışveriş yapmak bahanesiyle katılan ve tanığın yanından ayrıldıktan sonra bir süre gelmediği, katılanın kendisini aramasına rağmen ulaşamadığı, daha sonra katılanı arayan sanığın, babasının evde olması nedeniyle geciktiğini söyledikten bir süre sonra geldiği, evde babasının misafir olduğunu, babasının kendilerinde kalması halinde, katılan ve tanığın otelde kalması gerektiğini söyledikten sonra eve gidip geri dönmediği,bunun üzerine katılan ve tanığın da otelde kaldıkları, ertesi gün, sanığın, katılanı arayarak, kızının altın ve paraları alarak evden kaçtığını, nerde olduğunu bilmediklerini, bu nedenle boş yere beklemelerini, bulunursa haber vereceğini söyleyerek katılan ve tanığı evine gönderdiği, daha sonra katılanın sanığa ulaşamadığı, bu şekilde sanık …’un kızını evlendirme bahanesiyle katılana karşı hileli hareketler yaptığı, diğer sanığın da, bu işe aracılık ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’in, sadece katılanı diğer sanıkla tanıştırdığı, sanık …’un diğer eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık … tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık …’in, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek katılandan yol parası bahanesiyle önce 300 TL, daha sonra da başlık parası adı altında 4.000 TL haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.