YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25743
KARAR NO : 2014/8154
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz harcı tahsiline dair 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 20/10/2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, mahkemenin temyiz harcı ödenmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin 20.01.2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Nöroloji polikliniğinde tedavi görmekte olan eşinin yanında refakatçi olarak bulunduğu sırada, odaya gelerek kendisini hastanede görevli doktor olarak tanıtan sanığın, katılana, eşinin başka hastaneye nakil edileceğini, bu nedenle ambulansın hazırlandığını söyledikten sonra bir takım usuli işlemlerin tamamlanması bahanesiyle katılandan 700 TL para ve kolunda bulunan iki adet bileziği almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda;
Sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.