YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30345
KARAR NO : 2014/8155
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, Balıkesir Devlet Hastanesinde Ortapedi Polikliniği’nde yatarak tedavi görmekte olan babasının yanında refakatçi olarak bulunduğu sırada, odaya gelerek kendisini hastanede görevli doktor olarak tanıtan sanığın, katılana, babasının acil olarak … Hastanesi’ne götürüleceğini, ciğerlerinden film çekilmesinin gerektiğini, ambulansın hazır beklediğini söyledikten sonra, bu duruma inanan katılandan, sözde işlemlerin tamamlanması bahanesiyle 1200 TL değerinde olan ziynet eşyalarını almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda;
Sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesince, 01.05.2008 tarihinde verilen, 2006/514 esas, 2008/178 Karar sayılı olan ve 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihinin 15.05.2013 tarihi olduğu, kanunda tanımlanan uygulama şartlarının oluşmadığı ve bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında kurulan hükümde yer alan TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.