Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19448 E. 2014/11972 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19448
KARAR NO : 2014/11972
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın alışveriş yapmak için çarşıya gittiğinde, bir dükkana girip çantalara bakıp çıktığı, o sırada dışarıda bulunan sanığın, katılana sanki dükkan içinde yanlış bir hareket yapmış gibi davranıp daha sonrada kendisi ile ilgili sorular sorduğu katılanın da cevap verdiği, katılanın … olduğunu öğrenince “sen tam aradığım adammışsın, Pınarbaşı sınırında bir kazı işi var, birlikte gidelim mi” diye sorduğu, onun olumlu cevap vermesi üzerine katılandan telefon numarası aldığı, daha sonrada telefon edip kazı için hazırlık yapmasını; kazma, kürek, su ve yumurta hazırlamasını istediği, katılanın olay günü sanığın istediklerini hazırlayıp onunla buluştuğu, kimliği belirlenemeyen İstanbul’dan geldiğini söylediği bir kişiyi daha bulundukları taşıta alıp, birlikte … ilçesine doğru gittikleri, kimliği belirlenemeyen kişinin araçla şehir dışına çıkmalarından sonra, bulundukları taşıttan inip önceden gömülüp, hazırlanmış yerde kazı yapılmasını istediği, katılanın gösterilen yeri kazdığında bir heykel ve bir çömlek çıktığı, sanığın okuyup üfleyip katılanı kandıracak davranışlarda bulunduğu, bunları evinde saklamasını, yurt dışından bir papazın geleceğini ve değer biçeceğini, bundan sonra parayı paylaşacaklarını söyledikleri, gelecek papaz ile ilgili yapılacak masraflar nedeniyle katılandan 5.220 TL para aldığı, ayrıca kazıdan çıkan mal, katılanın evinde durduğundan katılana ve eşine boş bir senet imzalatıp aldığı, sanığın bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.