Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19421 E. 2014/11983 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19421
KARAR NO : 2014/11983
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçi … Üzerin ikametine giderek … firmasından geldiğini ve Arçelik marka beyaz eşya verebileceğini belirttikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 50 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Şikayetçi …’ın ikametine giderek … firmasından geldiğini, çekilişten … marka çamaşır makinesi kazandığını söyledikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 121 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Şikayetçi …’nün ikametine giderek … firmasından geldiğini, çekiliş yaptıklarını ve elektirik süpürgesi kazandığını söyledikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 100 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Şikayetçi …’in ikametine giderek … firmasından geldiğini, çekiliş yaptıklarını ve bulaşık makinesi ile set üstü ocak vereceğini söyledikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 170 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Şikayetçi …’in ikametine giderek … Ticaretten geldiğini ve LCD ekran televizyon kazandığını
söyledikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 123 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Şikayetçi …’in ikametine giderek … Ticaretten geldiğini ve … firmasının kuruluş yıldönümü nedeniyle LCD ekran televizyon kazandığını belirttikten sonra bu duruma inanan şikayetçiden 100 TL para alarak haksız menfaat temin ettiği,
Mağdur …’ın ikametine giderek … firmasından geldiğini, hediye dağıttıklarını, kendisine çamaşır makinesi verceğini belirttikten sonra para istediği ancak mağdurun bu duruma inanmadığından istenilen parayı sanığa vermediği, bu şekilde sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde sanığın, üzerine atılı olan dolandırıcılık suçlarını mağdurlara karşı ayrı ayrı işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Mağdur …’a yönelik eyleminden dolayı kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanığın diğer şikayetçilere yönelik gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçilerin aşamalardaki beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğuna yönelik kabullerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Kurulan hükümlerde hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince
sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.