YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19412
KARAR NO : 2014/11987
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticari taksi işletmeciliği yapan ve yargılama kapsamında ifadesi alınan …’nin aracına binen sanığın, bir yere gideceğini söyleyip kendisini Jandarma istihbarat elemanı olarak tanıttığı, araç ile seyir halinde oldukları sırada şikayetçi …’in de içerisinde bulunduğu kamyonun önünü keserek durdurduğu, kamyonun içerisinde bulunan kişilere de kendisini jandarma istihbarat görevlisi olarak tanıttıktan sonra görevli olduğu izlenimi uyandırmak amacıyla şikayetçi …’in üstünü arayıp, kimlik kontrolü yaptığı, sözde askerliğinin eksik olduğunu ve bu nedenle 300 TL vermesi gerektiğine dair yalan söyleyip, bu duruma aldanan şikayetçi …’den 300 TL para almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçinin ve tanıkların beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde; dolandırıcılık suçunun yaptırımının ”bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası” olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.