Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14761 E. 2014/5953 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14761
KARAR NO : 2014/5953
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıkların 15/11/2006 tarihinde şikayetçi …’ın … Dış Ticaret Sanayi Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile çalıştırdığı şirketin … sayılı adresindeki işyerine gittikleri, şikayetçiye sanıklardan …’ın kendisini …Sigorta Müdürlüğünde müfettiş, diğer sanıkların da memur olduklarını, işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığı yönünde ihbar aldıklarını ve denetime geldiklerini, sigortasız işçi çalıştırmanın cezasının 8.000 TL olduğunu, ayrıca sigorta sicillerinin de bozulacağını söylediği, şikayetçiye bu arada SSK kurumunda görevli olduklarını gösterir kimlik kartlarını gösterdikleri, sanıklardan …’ın da şikayetçiyi bir kenara çekerek 2.500 dolar vermesi halinde bu işi halledeceğini beyan ettiği, şikayetçinin para temin etmek üzere süre isteyerek iş yerinden ayrıldığı, daha sonra olayı emniyete bildirmesi üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü asayiş büro amirliğinin savcılığın bilgi ve talimatları doğrultusunda başlattığı operasyon çalışmaları neticesinde şikayetçi ile sanıkların 21/11/2007 tarihinde söz konusu paranın teslimi için telefonda konuşup anlaştıkları, polis tarafından daha önce seri numaraları tespit olunan 7 adet 100 TL parayı sanıklardan …’nun işyerine gelerek şikayetçiden teslim aldığı, dışarıda kendisini … plaka sayılı otomobilde bekleyen diğer sanıkların yanına giderken tüm sanıkların yakalandığı, sanıkların yakalandıklarında üzerlerinde ve bulundukları araç içerisinde yapılan aramalarda emanetin 2006/2335 sırasında kayıtlı sanıklar …,… ve … adlarına düzenlenen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere sahte ve aldatma kabiliyetine haiz müfettiş kimlikleri, ile … adına düzenlenmiş yine sahte ve iğfal kabiliyetine haiz kimlik kartının bulunduğu, yine kurumla ilgili muhtelif denetim tutanakları, prim çizelgeleri, vizite kağıtları, işe giriş bildirgeleri, işyeri durum tespit tutanakları, suçta kullanılan cep telefonları ile buna ait sim kartlarına mahkeme kararı ile el konulduğu ve emanete alındığını olayda; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” ve “1200 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin ve “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1250 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.