Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19091 E. 2014/12015 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19091
KARAR NO : 2014/12015
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın işyerine gelerek kendisini … olarak tanıttığı, samimiyet kurduğu, sonrasında bir akrabasının altın bulduğunu, bunları ucuza alabileceklerini, pahalıya satıp para kazanabileceklerini söylediği, ticaretle uğraşan katılanı ikna ettiği, sanığın bir araç kiraladığı ve katılanı da yanına alarak altın alacaklarını söylediği yere gitmek üzere Denizli iline geldikleri, katılandan 2500 TL parayı aldığı ve altınları alıp geleceğini beklemesini söyleyerek katılanın yanından ayrıldığı ve daha sonra dönmediği, katılanın sanığı telefon ile aradığında bu kez aracın motorunun yandığını, başının çaresine bakmasını söylediği, katılanın parasını istediğinde “ben motorun yanması yüzünden zarara uğradım, sen paranı düşünüyorsun” diyerek katılan ile tartıştığı ve telefonda sinkaflı hakaretler ettiği, katılandan motorun yanması nedeniyle masraf adı altında 3000 TL daha para istediği olayda,
A- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın bir akrabasının altın bulduğunu ve ucuza satacağını söyleyerek katılandan menfaat temin etmesinden sonra katılanın araması üzerine aracının bozulduğunu ve bundan katılanın da sorumlu olduğunu söyleyip 3000 TL daha talep etmesi karşısında, eylemin zincirleme şekilde işlendiği ve sanık hakkında TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “50 gün”, “41 gün” ve “820 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın kendisini arayan katılana telefonda hakaret ettiğine yönelik katılanın soyut iddiasından başka mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine, ne surette hakaret ettiği açıklanmadan ve delilleri gösterilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.