Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19293 E. 2014/12047 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19293
KARAR NO : 2014/12047
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iş sebebiyle çalıştıkları katılanın mağazasında bulunan satmaya ve bedelini almaya yetkili oldukları 8.584,50 TL değerindeki ayakkabı bedelini mağazaya aktarmayarak kendi menfaatlerinde kullandıkları anlaşıldığından, eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayin edilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “140’ar gün”, “175’er gün”, “3.500,00’er TL” terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5’er gün”, “6’şar gün”, “120,00’şer TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ile hükümde yer alan 53. maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan a, b, c, d, e bentleri ve aynı maddenin 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” denilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.