YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4770
KARAR NO : 2014/17199
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin,güvenilirliğini sağlamak amacıyla,bu suçun,tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi,TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir.Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu’nun Madde 14 de,Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri,aynı yasanın madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin,kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir.Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır.Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır.Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir.Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir.Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Temyiz dışı sanıklar … ve …’ın, temyiz dışı sanık … ve sanık …’ya mobilya yaptırmak üzere siparişte bulunup karşılığında 8.000 TL bedelli alacaklısı … Mobilya olan senedi düzenleyerek verdikleri, ancak söz konusu mobilyaların yapılmayıp teslim edilmemesi üzerine temyiz dışı sanıklar … ve …’ın anlaşmadan vazgeçerek senedi geri istedikleri, sanık …’nın da temyiz dışı sanık …’nın yanında söz konusu senedin iptal edildiğini söylediği, daha sonra mağdur …’un sanık …’ya aşağı yukarı aynı miktarda mobilyanın yapılması için siparişte bulunduğu, aralarında anlaştıkları ve kendisine 8.000 TL verdiği, ancak 10 gün içinde mobilyaların teslim edilmemesi nedeniyle katılanın siparişten vazgeçtiğini söyleyerek sanık …’dan parasını geri vermesini istediği, sanık …’nın parayı kullandığını söyleyerek müşteri senedi vermeyi teklif ettiği, mağdurun kabul etmesi üzerinede artık geçerliliği kalmayan ve yırttığını söylediği temyiz dışı sanıklar … ve …’dan alınma senedin arkasını … Mobilya yazıp imzalayıp mağdur …’e verdiği, söz konusu bono tahsil için icraya konulduğunda temyiz dışı sanıklar … ve … tarafından borca itiraz edildiği, sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu iddia edilen olayda; mağdur ile temyiz dışı sanık …’nın sahibi olduğu iş yeri ve bu iş yerinde bulunan sanık … arasında mobilya teslimi konusunda ticari bir ilişkinin olduğu, bu konuda alacağın kalmadığına ilişkin makbuzun da mağdura verilmiş olduğu, sanık …’nın mağdur ile aralarında ticari anlaşmadan kaynaklanan bir uyuşmazlık çıktığını savunduğu, nihayet taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.