Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19239 E. 2014/12064 K. 17.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19239
KARAR NO : 2014/12064
KARAR TARİHİ : 17.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’ın dul ve yaşlı olduğu, … ’ye evlenmek istediğini söylediği, … ’nin de yanında kendisini … olarak tanıtan sanık … ve kimliği tespit edilemeyen bir bayan şahsı …’ın evine getirdiği, sanık …’ün kendisini öğretmen emeklisi … olarak tanıttığı ve yanında getirdiği bayanı göstererek … amcayla bayan evlenecekler dediği, sanık …’ün … dan 2000 TL para istediği, …’ın da tanık …’dan temin ettiği 500 TL parayı sanığa verdiği, sanığında parayı bayan şahsa verdiği, şikayetçi, sanık … ve bayan şahsı yolcu ederken sanığın “10.000 TL vereceksin sana Denizli’de Sevindik te kadını teslim edeceğiz.” dediği, birkaç gün sonra …’ın yanına 10.000 TL para alarak Denizli İl merkezine gittiği, … ile …’in … parkında buluştukları, sanığın parayı iki şahısla beraber zorla …’den aldıkları, bu nedenle sanık hakkında gasp suçundan ayrıca kamu davası açıldığı, tanık …’ın tesadüfen sanık … görüp yakalanmasını sağladığı, …’ün adliye koridorunda beklerken …’a “Burası Bekilli değil görüşeceğiz seninle.” demek suretiyle tehdit ettiği, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.