YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/740
KARAR NO : 2014/14934
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ın annesine ait bir evi bulunduğu, diğer sanık … ‘in ise emlakçılık yaptığı, olay tarihinde kiralık eve ihtiyacı olan katılanın sanık …’ e müracaat ettiği, bu sanığın kendisine ait işyerinde katılanı diğer sanık … ile tanıştırdığı, bilahare her iki sanığın …’ın annesine ait evi kiralıkmış gibi katılana gösterdikten sonra sanık …’ın ev kiralama konusunda annesinden almış olduğu vekaleti olduğunu beyan edip katılanı ikna ettiği, sanık …’in de kiralanan evin teslim olacağına ilişkin sözlü taahütte bulunduğu, 22/07/2006 tarihli kira kontratını katılanın kiracı, sanık …’ın da annesi adına vekaleten imzalamak sureti ile düzenledikleri, kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra katılandan iki aylık kira bedeli karşılığı 500 TL’yi sanık …’in işyerinde aldıkları ve anahtarı iki gün sonra teslim
Edeceklerini bildirdikleri, 25/07/2006 tarihindekatılanın emlakçı bürosuna gittiğinde sanık …’ in diğer sanık …’ın anahtarı getirmediğini beyan ettiği, katılanın aynı gün kiralanan eve bakmaya gittiğinde evde eşyaların olduğunu, evin dolu olduğunu anladığı, sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu iddia edilen olayda,
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesinde;
Emlakçı olan sanığın, kiralık ev arayan katılan ile evini kiraya vermek isteyen sanık …’ı tanıştırdığına dair savunmasının aksine, diğer sanığın dolandırıcılık eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıc delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.