YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4005
KARAR NO : 2014/14945
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının,siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın suç tarihinde sanığın sahibi olduğu … Otomotiv isimli oto galerisinde sanıktan… plakalı aracı 10.000 TL’ye satın aldığı 6000 TL’sini nakit olarak ödediği geri kalan 4.000 TL için vade farkıda eklenerek 12 adet 490 TL’lik bono yapıldığı, ve sonrasında katılanın bu bonoları ödediği, aracın trafik işlemleri için sanığın isteğiyle şikayetçinin trafik iş takipçisi bir kişiye vekalet vermek üzere … Trafik Müşavirliği’ne gidip orada katılanın araç devri ile ilgili çeşitli evraklar imzaladığı, ancak daha sonra katılanın kendi aleyhine sanık … tarafından Şişli 2.İcra Müdürlüğü’nün 2005/10789 esas nolu icra takibinin yapılması üzerine katılanın kendisine aracın devri için imzalatılan kağıtlardan birinin esasen vekaletname olduğunu ve bu vekaletname ile Av…. … isimli kişiyi vekil olarak tayin ettiğini, Av…. … da sanık … tarafından şikayetçiye elden 6.000 TL borç verilmiş olarak gösterileren evraka binaen icra takibi başlattığını öğrendiği ve bu icra takibi nedeniyle şikayetçinin satın aldığı araca haciz konulduğu; sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanık ifadeleri, oto ön satış sözleşmesi, icra dosyası,vekaletname ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ilişkinin alacak borç ilişkisinden kaynaklanan tamamen hukuksal boyutta kalan ilişki olduğu, sanığın katılan … …’ yı hileli hareketlerle kandırarak noter vekaleti aldığına ve haksız menfaat temin ettiğine dair iddialarını kanıtlar nitelikte mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı her türlü şüpheden uzak nitelikte somut delil elde edilemediği anlaşıldığından bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.