YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9694
KARAR NO : 2014/10101
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün 11/05/2011 tarihinde Erfelek Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/10 Değişik İş dosyasında alınan savunmasında bildirmiş olduğu “Yenikent Mahallesi, … Esenyurt/İstanbul” adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın sanığın tanınmadığı belirtilerek iade edilmesi üzerine, mernis adresi de bulunmayan sanığın sorguda bildirdiği bilinen en son adresine 7201 sayılı Kanun’un 35 maddesi uyarınca tebliğ yapılması gerekirken usule aykırı olarak ilanen tebliğ yapılarak hükmün kesinleştirilip infaza verildiği, sanığın Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü kanalı ile 24.10.2013 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunduğu ve Uyap kayıtlarına göre 21.09.2013 tarihinde cezaevine girdiğinin anlaşıldığı, müddetnamenin sanığa tebliğ edildiğine dair evrakın da bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille
olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana ait evin zilini çalarak kapıyı açan katılana Eczacıbaşı firmasından geldiğini, üniversitede okuduğunu, bu şekilde para kazandığını, parfüm hediye edeceğini, apartmanda herkese verdiklerini, kutusunu atmamasını, herhangi bir eczaneden bir tane daha alabileceğini söyleyerek parfümün bulunduğu kutudan bir kağıt çıkartıp traş makinesi kazandığını söylediği, traş makinesinin işine yaramayacağını söyleyen katılana bu kez 50 TL verirse iade alıp farklı bir ürün verebileceğini ama fiyat farkını ödemesi gerektiğini söylediği, elindeki listeden katılana birkaç ürün gösterdiği, katılanın 150 TL laptop için 50 TL de geri verdiği makine için olmak üzere sanığa 200 TL verdiği, sanığın akşam üzeri laptopu getireceğini söyleyerek ayrıldığı, birkaç saat sonra katılanı arayan bir şahsın yoğun olduklarını, ertesi gün siparişi getireceklerini söylediği halde bir daha kimseye ulaşamadığının anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bri sabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 200 gün”, ”166 gün” ve ”3.320 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.