Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2367 E. 2014/17957 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2367
KARAR NO : 2014/17957
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanık …’in şikayetçi …’e oğlu …’e kız bulduğunu söyleyerek ondan yol masrafı adı altında 370,00 TL para aldığı, ertesi gün sanık …’in sanık … ve … adlı bir bayanla geldiği, …’in şikayetçi … ile pazarlık yaptığı, evlendireceği vaadiyle çeyiz parası adı altında 5.000,00 TL para aldığı, şikayetçi …’den de 370,00 TL para aldığı, ertesi gün resmi nikah işlemleri için İvrindi ilçesi merkezine geldikleri, fotoğraf çektirdikleri ancak muhtarı bulamadıkları, eve geri döndükleri, … ve …’nun resmi nikah yapmadan dini merasim yaptığı, gece 02.00 sıralarında sanık …’un yanında … olduğu halde şikayetçilerin evine geldikleri, kızın annesinin rahatsızlandığı bahanesiyle İzmir iline … Üniversitesi hastanesine götürmek istedikleri, İzmir ilinde hastane içerisinde
sanık …, … ve kızın izlerini kaybederek kaçtıkları, bu kişilerin amacının evliliğin gerçekleşmesi olmadığı, mağdurlardan menfaat elde etmek olduğu anlaşılmakla sanıkların cezalandırılmalarına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “250 gün”, “208 gün” ve “4.160,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi