Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16220 E. 2014/8260 K. 28.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16220
KARAR NO : 2014/8260
KARAR TARİHİ : 28.04.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
… Tic. Ltd. Şti. temsilcisi … ismindeki şahsın, 23/03/2006 tarihinde katılanlara sattığı giyim eşyası karşılığı, 130 TL tutarında katılanlardan iki ayrı senet aldığı, ancak 130-TL borcun aylık 8 taksitte ödeneceği hususunda anlaştıkları, katılanların borçlarını aylık taksitler halinde ödemeye başladıkları ve katılan …’in bir, katılan …’in ise üç taksitinin kaldığı, sanığın söz konusu senetlerin lehdar kısmına adını yazmak suretiyle her iki senedi icra takibine koyduğu, katılanların maaşlarına konulan haciz sonucu suça konu senet bedellerini yeniden ödedikleri iddia edilen olayda; sanığın, … isimli şahsa 2002 yılında 10.000-TL verdiğini, borç karşılığında …’den aldığı müşteri çekleri olduğunu, …’ın isim ve adres bilgilerini getireceğini söylemesine karşın getirmediği ve …ile olan aralarındaki hukuki ilişkiyi ispat edemediği, senede neden lehdar kısmında isminin yazdığını açıklayamadığı ve senetlerde cironun bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın kimliği tespit edilemeyen şahıslarla iştirak halinde bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.