Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17433 E. 2014/10029 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17433
KARAR NO : 2014/10029
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, internet ortamında şikayetçi ile tanıştığı, ilk tanışmasında ismi hakkında yanlış bilgi verdiği, daha sonraki buluşmalarında gerçek ismini şikayetçiye söylediğı, şikayetçinin güvenini sağladığı, Manavgat ilçesine geldiklerinde, şikayetçiden ayrılıp bir kuyumcuya gittiği, bir süre sonra şikayetçinin yanına dönerek altın alacağını, ancak kredi kartının kırılmış olduğunu, peşin parası olmadığından alamadığını söyleyerek kırık bir kredi kartı gösterdiği, daha sonra şikayetçiyi, onun kredi kartlarını kullanma konusunda ikna ederek kuyumcuya götürdüğü ve aldığı bileziklerin parasını şikayetçiye ödettiği, birlikte kuyumcudan ayrıldıkları, sanığın hemen ödeyeceğini söylemesine rağmen, bu parayı şikayetçiye ödemediği gibi, bir daha şikayetçi ile de görüşmediği, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.